🎰 Ben Lider Olsaydım Ne Yapardım

SevgiliMaya'nın sorduğu soruya Hasanabi'nin cevabı, ardından bu cevaba Maya'nın tepkisi, daha sonra bu tepkiye Hasanabi'nin verdiği reaksiyon ve sonra Maya' Ben olsaydım ne yapardım? 26 Eylül 2008. A. Amerika’da işler çatallaşıyor. Hazine’nin Kongre’ye sunduğu 700 milyar dolarlık yardım paketi bir hayli tartışma yaratmış Ben bir şair olsaydım eğer, cümle cümle vururdum seniHer noktasında dururdu kalbin ! Ben bir şair olsaydım eğerÖyle bir şiir yazardım ki sana sevgili, harflerine asardın kendini ..! Gönderen concordia zaman: 22:28. Bunu E-postayla GönderBlogThis!Twitter'da PaylaşFacebook'ta PaylaşPinterest'te Paylaş. TaylorSwift - the Man (Türkçe Çeviri) Lyrics: Komplex olurdum, havalı olurdum / Kendimi adayacağım birini bulmadan önce gönül eğlendirdiğimi söylerlerdi / Ve bunu yapmam gayet normal İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun bayram vesilesiyle çıktığı Karadeniz turuyla doğan cumhurbaşkanlığına adaylık iddialarıyla ve geziye davet edilen Birgün biri çıkıpta güneşe adını buzla yazarsa ,Bilki o seni benden daha çok seviyorEğer birgün bulusacağımız yere gelemezsem.Dünyanın bütün renklerinden oluşan bir demet çiçek yaptır.Çünkü beni senden ayıracak olan tek kuvvet, Ölüm beni yakalamış demektir.Kendimi kör düşündüm, kötü oldum, Sağır olsaydım ne yapardım bilmem, Birde dilsiz hissettim Utanacaksın yaptıklarına. Aklına gelecek eskiler. Kalbin atacak oflaya oflaya. Senden sonra beni bir tek geceler anladı. Bir de sigaramın boynu bükük dumanı. Senden sonra beni bir tek duvarlar anladı. Bir de masadaki yazdığın o son yazı. Kâğıttan bir www.sendeyim.com kayık gibi. Okyanuslara attın beni. JxO4dyB. Türkçe Arapça Almanca İngilizce İspanyolca Fransızca İbranice İtalyanca Japonca Flemenkçe Lehçe Portekizce Rumence Rusça İsveççe Türkçe ukraynaca Çince İngilizce Eş anlamlılar Arapça Almanca İngilizce İspanyolca Fransızca İbranice İtalyanca Japonca Flemenkçe Lehçe Portekizce Rumence Rusça İsveççe Türkçe ukraynaca Çince ukraynaca Bu örnekler aramanıza bağlı olarak kaba sözcükler içerebilir. Bu örnekler aramanıza bağlı olarak günlük dilden sözcükler içerebilir. "ben olsaydım" metninin İngilizce çevirisi Öneriler Polis şefi ben olsaydım böyle olmazdı. It'd be different if I were heading to the police. Hayalet ben olsaydım, kurbanımı çoktan seçmiş olurdum. Your Highness, if I were the Phantom, I'd have chosen my victim already. Hırsız ben olsaydım bile, kendi müzemden çalmazdım. Even if I was a thief, I wouldn't steal from my own museum. O noktada lider ben olsaydım aynı şeyi yapacaklarından eminim. I am confident they would have done the same if I was in the lead at that point. Tabii bu ben olsaydım, gebermiştin. Onun yerine konuşamam, ama ben olsaydım... Well, I can't speak on his behalf, but if I were to... Şefin ben olsaydım bir numaralı şüpheli sen olurdun! If I were your chief, you would be the number-one suspect! Ama ben olsaydım ve psikiyatriste gitmek bunu engelleyecek olsaydı bir saniye bile durmazdım. But if I was and seeing a psychiatrist could stop it, then I would go in a second. Eğitmenin ben olsaydım, et olmazdı. Eğer karar verecek olan o değil de ben olsaydım çok daha güzel olurdu. You know, it would be nice if I were the one deciding, not her. Demek istediğim, nişanlın ben olsaydım beklemeye hiç aldırmazdım. If I were engaged to you, I wouldn't mind waiting at all. Sadece ben olsaydım, sorun olmazdı. If it was only me, there'd never be any problem. Söylemeye çalıştığım yalnız ben olsaydım daha farklı olabilirdi. All I'm saying is, it would have been different it was just me. Vurulan ben olsaydım, bunu yapanı bulur ve icabına bakardı. If I got shot, he would have found the man who pulled the trigger and taken care of it. Yapan ben olsaydım, mutlu olurdum. Sürekli keşke onun yerinde ben olsaydım demiştim. And all the time I keep wishing she had some of this beef of mine. O durumda ben olsaydım seni ve Christine'i nasıl koruyacağımı. If-if I was in that situation, how I would protect you and-and Christine. Öyleyse ben olsaydım, şimdi öğrenmeyi tercih ederdim. Well, then, if it were me, I think I'd rather know now. Çoğu zaman keşke ölen ben olsaydım diyorum. Most of the time I'm... I wish it was me that was dead. Eğer ben olsaydım, ne gerekiyorsa yapardım. If it was me, I'd get my way by any means possible. Bu anlam için sonuç bulunamadı. Öneriler Sonuçlar 900. Birebir 900. Geçen süre 900 ms. Documents Kurumsal çözümler Çekim Eş anlamlılar Yazım denetleme Yardım ve hakkımızda Sözcük dizini 1-300, 301-600, 601-900İfade dizini 1-400, 401-800, 801-1200Sözcük öbeği dizini 1-400, 401-800, 801-1200 Yılmaz Ekinci yekinci07 08 KASIM 2018 PERŞEMBE 1822 32 14542 24 AA aa Büyükşehir Belediyesinde 6 yıl üst düzey görevlerde bulunmuş ve bu alanda yüksek ihtisasını yapmış bir kişi olarak meramımı baştan anlatayım. Ki, spekülasyonlara ismim karışmasın. Geldiğim kültürde “görev istenilmez, verilirdi…Kİ, görev veren yetkili/ler “insanların en hayırlısı insanlara faydası dokunandır” anlayışına sahipse, göreve de talipli olunmazdı. Ülkeyi yönetenler ne yapar eder, arar, bulur ve görevi ehil kişilere tevdi ederlerdi. Onun için herkes her göreve talipli olmazdı. Bir toplumda ehliyet ve liyakat ilkesi geçerli ise herkes kaderine razı olur. Ehliyet ve liyakat bir toplumda ayaklar altında ise herkes her şeye talipli olur. Bu fıtratın bir kanunudur. Görev bir “işin karşılığı değil, bir ilişkinin sonucu” olarak belirleniyorsa, herkes herkesi yönetmeye teşne olur. Üzülerek söylüyorum; ülkemizin bugün geldiği nokta bu dur! İnsanları ve şehirleri yönetmeye bu kadar teşne insan bolluğunun yaşadığı başka bir dönemi hatırlamıyorum. Adamın hiçbir meziyeti yok, ama belediye başkanı olmak için can atıyor. Adam bakıyor kendisinden daha düşük profilli birileri belediye başkanı / milletvekili / üst düzey amir olmuş ve doğal olarak “ben neden olmayayım” diye ortaya çıkıyor. Çünkü adam haklı! Nasıl olsa soran, soruşturan, hesap isteyen yok. Ben yaptım / ettim mantığıyla yöneticilerin insanlara yaklaştıklarını görüyor ve “ben hayli hayli yaparım” diyor. Oysa belediye başkanlığı başka hiçbir mesleğe benzemez. Şehirleşme, alt yapı, finans, idari ve beşeri bir özgeçmiş ve dominant bir kişilik ister. Adamın umurunda değil, çünkü onu atayan kişinin öyle bir beklentisi yoktur ki adamın olsun. Korkmadan, çekinmeden ve hiçbir mazerete sığınmadan itiraf edeyim Genelde Türkiye'de ve özelde Bingöl' de devlet şehirleşmede sınıfta kalmıştır!.. Türkiye periferisinde “büyük devlet” olma iddiasına sahip olmak istiyorsa, şehirleşme açısından reform değil, radikal değişime ihtiyaç vardır. Bugün Türkiye'nin en önemli sorunu “gelişme veya kalkınma” değildir, şehirleri yaşanmaz kılan estetik yapıdan uzak mimarı anlayıştır. Bugünkü Türkiye'nin idari yapılanmasının ne coğrafi, ne iktisadi, ne beşeri ve ne de hizmet esaslarına dayanmadığını kolaylıkla ifade edebiliriz. Ki, küreselleşme, yerelleşme ve özelleşme ile birlikte idari yapımızın durumu da ortadadır. Günümüz Türkiye şehirlerinde “nelerin yapılması” gerektiğinden ziyade “nelerin yapılmayacağı” ön plana çıkmıştır. Ben bir Belediye Başkanı adayı veya başkanı olsam, bir şehirde neleri yapacağımdan ziyade neleri yapamayacağımı deklare ederdim. Bu tutumun daha hayırlı olacağına inandığım için söylüyorum. Ben, Belediye Başkanı olsam; 1- Yeşilliği orta refüjlere hapsetmezdim. Her binanın önünde bahçenin olmasını şart koşardım. Bina kat sayısını ağacın boyu ile orantılardım. 2- Her bina altına bir dükkân mantığına izin vermezdim. Çünkü aileyi esas alan düzenlemeleri ön plana çıkarırdım. 3- Şehri çevreden merkeze doğru yeni imar planlarıyla kuşatmaya çalışırdım. Merkezdeki her iyileştirme ekstra maliyetlere neden olacağından dolayı çevreden merkeze doğru yeni imar alanları açar ve yeni cazibe merkezlerini oluştururdum. 4- İşyeri ile ikamet edilecek yerlerin aynı yerde konumlanmasına fırsat vermezdim. Çünkü ticari ve sosyal alanları ayrı yerde konumlandırıp toplumun gelişmesini teşvik ederdim. 5- Camilerin altında ticarethaneye izin vermezdim. Çünkü ibadet edilecek yerlere manevi bir kültür oluşturmaya çalışırdım. Daha çok peyzaj ve daha çok sosyalleşmeyi öncelerdim. Bütün camilerde bay ve bayan tuvaletlerinin olmasını sağlar ve hiçbirinden ücret almazdım. 6- Yeni imara açılan yerlerde yaya yolu, bisiklet yolu ve binek araçların geçişinin olmasını sağlardım. Gereksiz bat-çık'lara, üst geçitlere ve şehrin siluetini bozan yapılara izin vermezdim. 7- Eski yapıların olduğu yerlerde kadim şehirlerde tarihi dokuya uygun olmayan hiçbir imar sürecine geçiş vermezdim. 8- Parsel bazlı imara asla geçit vermez, ada ve bölgesel bazlı planlara geçiş sağlardım. Ancak kamu yararına olan yerlerde parsel bazlı imara yol verirdim. 9- Restorasyon, kentsel dönüşüm ve yeni imara açılan yerlerde ada ve mahalle bazlı imarın önünü açardım. 10- Kat sayısı ve yüksekliği, yerleşim yerinin fiziksel, jeolojik ve ekolojik yapıyla doğru orantılı olmasına çalışırdım ve bu kritere uymayan hiçbir imara izin vermezdim. 11- İnsanların ikametgâh amaçlı olarak kullandığı binalarda, işyerleri ruhsatlarının verilmesini doktor, avukat, büro vb. ve kullanılmasına müsaade etmezdim. 12- İmara açılan yerleşim yerlerinde binaların güneşe, hava koridorlarına ve görsel panoramaya aykırı olan yapılaşmaya gidilmesine izin vermezdim. Bir insanın evi bir başkasının manzarasını, havasını ve güneşini engellemeyecek şekilde planlanmasını sağlardım. 13- Yolların ve sokakların araç endeksli değil, insan endeksli olarak planlanmasını sağlardım. 14- Kadim şehirlerde metruk, tarihi niteliği olmayan, sosyal fonksiyondan yoksun, sonradan eklenen yapıların yıkılmasını sağlardım. Bunların yerine asla yeni yapıların inşa edilmesine izin vermezdim. 15- Şehrin bazı yerleşim yerlerinin sokaklarını araç trafiğine kapatıp, el sanatlarının, yöresel ürünlerin, butik iş yerlerinin, otantik ürünlerin pazarlanmasını sağlar, bu yerleri insanların gezme ve dinlenme alanları olarak kullanmalarını sağlardım. 16- Yeni mesken yapımında, yöresel mimariye uygun olmayan yapıya ve yapım malzemelerine izin vermezdim. 17- Kat yüksekliği, emsal artış mutlaka sınırlandırır ve bölgesel düzeyde bütün konutlar için aynı standartları uygulardım. 18- Binaların çatı ve bodrum katlarının ikametgâh amaçlı kullanımına ruhsat ve izin vermezdim. 19- Bütün caddelerin simetrik olmasını sağlar ve binaların dış cephesinin aynı olmasını planlardım. Şehirde görsel estetiği sağlar, levha kirliliği kaldırırdım. 20- Yerleşim yerlerini mahalle bazında oluşmasını sağlar, nüfusla doğru orantılı olarak yeşil alanları, okulları, ibadet yerleri ve ticari merkezleri oluştururdum. 5000'lik, mahalleler kurar, komşuluk ilişkilerinin gelişmesini sağlayacak şekilde şehri planlar ve mahalle kültürünü canlandırırdım. 21- Özellik arz etmeyen fakat fertlerin kendi imkânlarıyla yapmak istedikleri konutların mimari projelerini belediye tarafından bedelsiz yapılmasını sağlardım. 22- Yerel yönetimlerde bürokrasiyi azaltırdım. İmar, ruhsat ve denetimle ilgili birimlerin koordinasyonunun tek elden oluşturulmasını sağlardım. 23- İmarı ve alt yapısı olmayan kaçak yerleşim yerlerine su, elektrik, yol, doğalgaz ve kamu hizmetleri götürmezdim. 24- Yaz aylarında akşamları ana caddeleri trafiğe kapatıp halkın alış veriş yapmalarını, yemek yemelerini ve çocuklarıyla birlikte şehir hayatına katılmalarını ve bisiklet ile şehirde dolaşmalarını sağlardım. 25- İmara açılan her konuttan ve her yeni evlenen şahıslardan ağaç vergisi adı altında ücret alır ve onlar adına ağaç dikerdim. 26- Şehri suyla buluşturur ve doğal kaynak suları şebekeye dahil etmeyip ana caddelerde, mahallelerde, okullarda, hastanelerde ve camilerin olduğu yerlerde tarihi çeşmeler yapardım. 27- Her mahallede voleybol, basketbol sahaları ve kütüphaneler kurar ve insanların gezebilecekleri yeşil alanlar oluştururdum. 28- Semt pazarları kurar ve üretici olan insanların kendi ürünlerini direk tüketiciye satış yapmalarını sağlayacak noktasal alanlar oluştururdum. 29- Şehrin trafiğini azaltmak ve rahatlatmak için toplu taşımayı¸ tramvay, bisiklet veya yaya olarak önceliklendirirdim. 30- Suç işleyen hiçbir suçluyu imar değişikliğiyle ne suçu ne de suçluyu ödüllendirirdim. Rant olgusunu rasyonel imar mantığıyla önünü keserdim. 31- Sanayi bölgelerine yakın yerlerde sosyal konut projeleri üretirdim. Şehrin trafiği böylece minimize edilmiş olacaktı. 32- Dağınık yapılaşmaya ve birbirinden uzak yapılaşmaya izin vermezdim. Bu durumun yerleşim yerlerinin toplumsal maliyetlerin artışına sebep olacağını öngörüp ona göre önlem alırdım. 33- Su mecralarına ve verimli arazi yataklarına imar izni vermez ve derelerin olduğu yerlerde sağ ve sol taraflarına 100 metre imar izni asla vermezdim. Bu alanları doğal park ve dinlenme alanları olarak kullanılmasını sağlardım. 34- Mekânsal mimari projelerde; sağlamlık, fonksiyonellik ve estetik ögeleri mutlaka arardım ve projelerin insan psikolojisine uyumlu olmasını sağlardım. 35- Şehrin alt yapısı ile ilgili yapıların su, yol, elektrik, doğalgaz, iletişim ve benzeri hizmetler geçeceği güzergâhları bir defada planlardım. 36- Yeni bir yeri imara açmadan önce rüzgârın yönünü, arazinin eğimini, bitki örtüsünü, toprağın yapısını, güneşe göre konumunu, lojistik ve benzeri unsurları mutlaka göz önüne alırdım. Bütüncül unsurlardan yoksun plan ve imar uygulamalarına asla izin vermezdim. 37- Halkı yönetime dâhil eder, onların fikirlerini, serbest kürsü, anket, oylama ve halk günlerini düzenleyerek almaya çalışırdım. 38- Yapılan maslahatların bir grubun, bir sınıfın veya bir kişinin değil tüm toplumun genel faydası doğrultusunda karar alır ve ona göre hareket ederdim. 39- Göreve getireceğim kişilerden liyakat, adalet ve sadakat mutlaka arardım ve onları kimselere muhtaç etmezdim. Temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde imkânlar sağlardım. 40- İnsan, mekan ve şehircilik arasında palyatif çözümler değil, sahici ve kalıcı projelere imza atmaya çalışır ve ikinci defa belediye başkanı olmayı düşünmezdim. Kendime ve sevdiklerime zaman ayırmaya çalışır, hayır işlerinde yoğunlaşmaya çalışırdım. Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz Kodu Girin Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder Çok haklısın üstat milletten olanın millete faydası olur artık dur deme zamanı kukla değil lider yönetici istiyorum oyum Ziya hocaya Abi guzel bir yazi kime ne anlatacaksin karsidakilerin algi duzeyleri dusukise sizin gibi degerli insanlara sira gelmez inaniyorum umudunuz size zirveyi tatiracak kusura bakmayın ama sizde olsanız aynısı olursunuz ole yazıp çizmek kolay bunu soyle şunu soyle yaparım ederim lafla peynir gemisi yürümüyor Misafir Kullanıcı Tanimadiginiz bir insan icin atip tutmaniz hicte şık degil MESALA AKP -MHP İŞBİRLİĞİ NASIL OLMALI VS iyi ki belediye başkanı değilsiniz yılmaz bey bu mevcutlarla ve il başkanı ile asla bir şey yapamazdınız ALLAH yolunuzu açık etsin kardeşim Misafir Kullanıcı Teşekkür ederim. Evlerin ve ibadethanelerin altına market veya ticarethane kentsel dönüşümde konut sakinlerinin buna izin vermemesi veya bir kaç noktada alışveriş merkezleri sağlık. Misafir Kullanıcı Teşekkür ederim bu güzel fikirleriniz için.. sen bu şekilde yazılarına devam et bir diğer seçimde sensin Misafir Kullanıcı Biz bildiğimiz doğruları Allah 'ın takdiri. Teşekkür ederim Yılmaz bey, bence ilimizin en büyük eksikliği aydınlarımız tarafından kurulmuş herhangi bir stk ve web haber sitesinin bir araya gelebilseydiler, ortak bir kurumda bulunmuş olsalardı ve Bingölümüzün sorunlarını gazetelerde sosyal medyalarda gündeme getirmiş olsalardı, şehrimizle ilgili önemli istatistikleri dile getirselerdi, diğer illerle karşılaştırma yapabilselerdi, şehrin sorunlarını somut bir şekilde dile getirebilselerdi bence ciddi anlamda ilimizin faydasına bir şeyler zamanda ilimizin en ciddi ve takip edilen STK'sı yapı değişmeli Misafir Kullanıcı Teşekkür ederim. Bu fikrinize katılıyorum. Ideolojik yapıdan arınıp temel meselelere egilmek daha gerçekçi. Bu memlekete kayyumdan başka biç kimse hizmet etmez Sayın yorumcular, yılmaz bey millet vekili aday adayı iken bazı siyasetçilerle görüş alış verişinde bulun dedim kendisine bana verdiği cevap şu idi eğer ben onlardan farklı ve kardeşlerimi haklarını düşün muyorsam niye aday olayım demişti. şurada bir incelik var başkasının el yordamı ile yürümek, topal ve kör olarak yürümek daha eftal dir. sizler yorumlarınız da serbestsiniz. Ülkemizdeki web girişimleri arasında bazıları var ki bana "Nasıl yani?!?!?" yazılarımda kendilerine atıflar yapıyorum, bazı ortamlarda belki kulaklarına gider diye dile getiriyorum ama olmuyor. Bazı şirketler girişimlerini mevcut konumlarından çok ama çok yukarılara taşıyabilecekken bunu şirketten örnek vererek, küçük anahtar değişimler ile kazanılabilecek başarıyı daha fazla beklemeden açıkca yazmak bu yazıyı tam olarak "Ben olsaydım..." yaklaşımnda beni en şaşırtan şirketle başlamak istiyorum büyük rakibi arasındaki farkı birkaç küçük düzenleme ve ekleme ile en fazla 6 ayda kapatabilir, ve pazar payını ne yapmalı?Hızlı bir yükseliş için sadece 2 anahtar geliştirme ihtiyacı bulunuyor. Sonrası değişimin devamlılığı için önemli olacaktır ama başlangıçta sadece 2 geliştiriciler için API desteği sayede zaten hareketli olan ve herkesin yeni girişimler yapmaya çalıştığı pazarda özellikle fikir sahipleri için bir nimet haline gelecekler, ve birçok girişimden kendi ürünlerine referans desteği ile özellikle belirli kullanıcı profillerinin ilgisini çekecek ve bu alanda öncü bir yaklaşım göstermiş olmakla büyük ses birkaç küçük düzenleme aslında bir süre önce başlatan şirket yeterince konsantre olunmamış gibi gözüken tasarımından birkaç küçük düzenleme ile, kullanıcılara farklı tecrübeler yaşatabilir ve elbette günümüz trendlerindeki tasarımı ile hem sayfa yüklemeleri, hem kullanılabilirlik hem de arama motorları açısından avantajlı konuma başka şirket ise TNN ya da eski adıyla Türk Nokta Net. Böylesine bir marka gücünü kullanamayıp köşesine çekilmiş olan TNN'nin neden ve neyi beklediğini ne yapmalı?Öncelikle eğer Sabancı Telekom bu söylediklerimi yapmaya niyetli değilse, en kısa zamanda markayı satmalı. Bir süre önce Sabancı Telekom'un satışı hakkında Koç Grubu ile anlaşmanın eşiğinden dönülmüştü. Bence bu alanda girişim hedefi olan şirketlerden birisi mutlaka TNN gibi önemli bir markaya servisi en kısa zamanda yapabilmesi için ise henüz çok büyümemiş ancak geliştirilmesi özveri ile devam eden başarılı bir servis ile işbirliğine gidebilir. Mesela Gaxxi...!Mevcut içeriğini kendi blog servisi ve diğer servisler için widget'lar haline servisini destekleyici nitelikte ve diğer bölümlerini tamamen kaldırmadan kullanıcılarına kendi sayfalarına oyun, resim, alışveriş gibi TNN bölümlerinden içerikleri ekleme şansı yaklaşım fark yaratacak ve kullanıcılarına MySpace tadında bir çalışma ortamı blog servislerinin de kullanıcılarının TNN içeriğini yaymasını servisini geliştirmeli ve ön plana ile destekleyeceği sosyalleşme yaklaşımını günümüz trendlerinde e-mail çözümleri ile güçlendirecektir. Uluslararası çözümleri araştırıp, bu yapıyı da çok hızlı hayata geçirebilirler. Mesela Zimbra ile ufak düzenlemeler tasarımdan uzaklaşmalı ve değişimi zamanların da unutmamak ve geliştirme çalışmalarının devam ettiğini farkettiğim bana kalırsa ülkemizin Alexa'sı olmaya bir numaralı aday ne yapmalı?Kendisini biraz daha AR-GE'ye yöneltip, fark yaratacak çalışmalar ile internette başrol oyuncusu olmaya odaklanmalı. Bunun için de kısa vadede aşağıdaki çalışmaları süratle servisi web sitelerinin performanslarını yabancı servisler aracılığıyla takip etmek son derece sıkıcı olmaya başlamışken, güçlü bir araç çubuğu toolbar ile bu servisi modellemeye başlaması yeniden doğuş site eklemeyi site ekleme ancak istatistik servisinin yaratacağı güç ile premium paketler istatistik verisini paylaşımda Alexa'daki modeli benimseyebilir. Mesela çekilen veri başına ama çok küçük iki tasarım uyumlu hale gelsinLütfen RSS ikonlarını standartlara çevirsin...!KoySepete bağlantılı kayan ürün bandını sabit hale bu yazı daha birçok firma ile böyle sürer gider ama haliyle yazı da aynı oranda vermek istediğim ana fikir ortaya yer verdiğim firmalar bu çalışmaları yaparlar ya da yapmazlar onu bilemiyorum ama eğer yaparlarsa verdiğim 6 ay süresi hepsi için geçerlidir ve bu süre sonunda başarıyı hep birlikte olarak buraya kadar yazımı okuyan ve yeni girişimleri için fikir arayanlara da bir öneri sunmak kullanıcıya dönük servislere yılının başarılı servisleri arasında yerinizi almak istiyorsanız ülkemizdeki bu açığı ilk kapatan siz olun. Size bir dosttan bahsedeceğim. "En iyi arkadaşım" olmadı. Pek görüşmedik de aslında. Yazılar vasıtasıyla, sözlerdeki ruhların selamlaşmasıyla "iyi" dost olmuştuk. "Dostum" yorgun kalbine hemen yenilmedi; ama çok da direnmedi. Belki fazla alakası yok ama, şöyle düşündüm; başkan Yıldırım Demirören’in yerinde olsaydım ne yapardım? Öncelikli olarak Akaretler’deki BJK Plaza’yı satardım! Kentin en merkezi ve değerli yerinde olan Plaza’dan kulübün yıllık kira geliri 2 milyon dolar. Hemen anlaşıp burayı 5 yıldızlı otele çeviririm. Bak bakalım kira geliri ne oluyor. Transferde en fazla 4 yabancı, 4 yerli alırım. Ama sırf oyuncu almak için değil. Takıma güç katacak cinsten. Yoksa laf olsun, menacerlerin cebi dolsun diye değil. Eee, malum; 8 ay sonra kongre var. Yönetimi şimdiden oluştururdum. Ve mutlaka ekibime iki-üç tane bayan alırdım. Fulya’dan gelecek olan yıllık 12 milyon dolarlık geliri yatırıma çevirirdim. Amatörlerde kimsenin lafına bakmazdm. Barcelona bile basketbol takımına bir İsviçre firmasını sponsor yaptırdı. Tüm branşları bu anlayış ile sponsorlara dönüştürürdüm. Bazılarında yeterli teklif alamazsam, kadroyu ona göre kurardım. Atıl durumda olan Akatlar’ı oluk gibi para akan işletmeye çevirirdim. Konser, tiyatro, balo, toplantı kongre gibi hizmetlere sunardım. Nezih restoranlar açar, halı saha, tenis kortu ve oto park gelirini direkt olarak kulübe bağlardım. Altyapıyı derhal kapatırdım. Her ilçeye en az bir futbol okulu açar, buradaki hoca, malzeme ve diğer giderleri okullara yükler, üstüne üstlük bir de gelir elde ederdim. Böylece yılda boşu boşuna 9 milyon doları sokağa atmazdım. Aklmdaki 100 bin üye kampanyasını başlatırdım. Ama, “12 trilyon verin biz kulüp adına yapalım..” diyenlere kulak asmaz, kendi bünyemde sıfır masrafla tamamlardım. Yaklaşık 40 milyon dolarlık banka borçlarını ödeme adına, Fulya’nın senetlerinin en azından büyük kısmını kırdırmaz, ikinci halka arzı gerçekleştirip borcun en az yarısını burdan kapardım. Futbolculara ödeme şeklini değiştirirdim. Garanti parayı ortadan kaldırıp, maç başına ve başarıyı kriter koyar, “Kazansınlar alsınlar” mantığı ile ödeme yapardım. Ümraniye’deki tesislerin çevresi lüks villalarla doldu. Tesislerin arkasındaki 90 bin dönümlük alanı TOKİ ile birlikte yatırıma dönüştürürdüm. Şehrin dışında geniş bir arazi tahsisi yaptırıp üniversite temelini atardım. Büyük talep yüzünden sınavla öğrenci alan koleje yenilerini ekler, dev eğitim kurumları kurardım. Başta Beşiktaş TV olmak üzere, diğer yayın organlarının yaşayıp etkin hale gelmesi için, maddi durumu iyi üyelerden bir fon oluştururdum. Kulübün amblemini taşıyan ürün çeşidini çoğaltıp, yöneticileri de bu işlere sokmazdım. Büyük şirketlerde olduğu gibi yıllık bütçe koyar, onun yakalanması için denetim yapardım. Tüzük Tadil Kongresi ile birlikte başkanlık ve delegeli seçim sistemine geçerdim. Daha neler neler yapardım!.. Ama en önemlisi, Galatasaray’ın 100. yılında es’ geçtiği şampiyonluğu Fenerbahçe’nin de yaşayamaması için; ayazda da yatardım, hamallık da yapardım, sırtımda da taşırdım!..

ben lider olsaydım ne yapardım